Çocuk Eğitiminde Anne Baba Yaklaşımları
27 Haziran 2014, Cuma 03:57 1832 kez okundu.
Çocuğun kendi kendini yöneten, yüksek benlik saygısına sahip, doyumlu bir birey olarak gelişmesi , büyük ölçüde ona sağlanan fırsatlara ve anne babanın yaklaşımına bağlıdır.
Uyumlu ve rahat bir aile ortamı içinde yetişen çocuk, yetişkin yaşında da problemsiz bir çocuk olur. Ana babanın tutumu, gelişmekte olan çocuğa model oluşturacağından kişiliğini ve davranışlarını etkiler.
Çocuk eğitiminde ailelerin farklı yaklaşımları ve takip ettikleri değişik metotları vardır. Bunları genel anlamda şöyle sıralamak mümkündür.
OTORİTER AİLE YAKLAŞIMLARI
Aşırı baskılı otoriter tutum, çocuğun kendine olan güvenini ortadan kaldıran, onun kişiliğini hiçe sayan bir tutumdur. Son derece zararlı olan bu yaklaşımı aileler terketmek zorundadır.
İLGİSİZ VE KAYITSIZ AİLE YAKLAŞIMLARI
Çocuk eğitiminde ailelerin bir kısmı da, aşırı derecede rahat ilgisiz ve vurdum duymaz bir tutum içindedirler. Çocuğa model olamaz ve çocuğa davranış şablonu sunamazlar. Çocuk ilgisiz, sevgisiz ve kontrolsüz bir ortamda yetiştiği için bencil ve şımarık olur.
KORUYUCU AİLE YAKLAŞIMLARI
Koruyuculuk sık rastlanan ana baba tutumu olarak gözlenmektedir. Ana babanın aşırı koruması, çocuğa gerektiğinden fazla kontrol ve özen göstermesi anlamına gelir. Çocuk, toplum içinde tek başına bir iş yapabilecek cesarete ulaşamadığı için, sürekli olarak anne ve babanın yardımını ister. Bu da çocuğun kişilik yapısını zedeler ve olgunlaşma ve yeterlilik sürecini engeller.
HOŞGÖRÜLÜ AİLE YAKLAŞIMLARI
Anne babaların çocuklarına karşı hoşgörü sahibi olmaları,onları desteklemeleri, çocukların bazı kısıtlamalar dışında, arzularını diledikleri biçim de gerçekleştirmelerine izin vermeleri anlamına gelir. Ana babanın hoşgörüsünün normal bir düzeyde gerçekleşmesi, çocuğun kendine güvenen, girişimci, toplumsal bir birey olmasına yardım eder. Hoş görü adına, aşırı serbestliğin de çok zararlı olduğu bilinmelidir. Hoşgörü, kuralların işlediği, hayatın planlandığı, karşılıklı diyaloğun oluştuğu, görüşlerin rahatlıkla anlatılıp, değer verildiği bir aile ortamıdır.
Uyumlu ve rahat bir aile ortamı içinde yetişen çocuk, yetişkin yaşında da problemsiz bir çocuk olur. Ana babanın tutumu, gelişmekte olan çocuğa model oluşturacağından kişiliğini ve davranışlarını etkiler.
Çocuk eğitiminde ailelerin farklı yaklaşımları ve takip ettikleri değişik metotları vardır. Bunları genel anlamda şöyle sıralamak mümkündür.
OTORİTER AİLE YAKLAŞIMLARI
Aşırı baskılı otoriter tutum, çocuğun kendine olan güvenini ortadan kaldıran, onun kişiliğini hiçe sayan bir tutumdur. Son derece zararlı olan bu yaklaşımı aileler terketmek zorundadır.
İLGİSİZ VE KAYITSIZ AİLE YAKLAŞIMLARI
Çocuk eğitiminde ailelerin bir kısmı da, aşırı derecede rahat ilgisiz ve vurdum duymaz bir tutum içindedirler. Çocuğa model olamaz ve çocuğa davranış şablonu sunamazlar. Çocuk ilgisiz, sevgisiz ve kontrolsüz bir ortamda yetiştiği için bencil ve şımarık olur.
KORUYUCU AİLE YAKLAŞIMLARI
Koruyuculuk sık rastlanan ana baba tutumu olarak gözlenmektedir. Ana babanın aşırı koruması, çocuğa gerektiğinden fazla kontrol ve özen göstermesi anlamına gelir. Çocuk, toplum içinde tek başına bir iş yapabilecek cesarete ulaşamadığı için, sürekli olarak anne ve babanın yardımını ister. Bu da çocuğun kişilik yapısını zedeler ve olgunlaşma ve yeterlilik sürecini engeller.
HOŞGÖRÜLÜ AİLE YAKLAŞIMLARI
Anne babaların çocuklarına karşı hoşgörü sahibi olmaları,onları desteklemeleri, çocukların bazı kısıtlamalar dışında, arzularını diledikleri biçim de gerçekleştirmelerine izin vermeleri anlamına gelir. Ana babanın hoşgörüsünün normal bir düzeyde gerçekleşmesi, çocuğun kendine güvenen, girişimci, toplumsal bir birey olmasına yardım eder. Hoş görü adına, aşırı serbestliğin de çok zararlı olduğu bilinmelidir. Hoşgörü, kuralların işlediği, hayatın planlandığı, karşılıklı diyaloğun oluştuğu, görüşlerin rahatlıkla anlatılıp, değer verildiği bir aile ortamıdır.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum