© Teknik Elektrik 2017-2024

Trebinye (trebinje) / Bosna Hersek

Trebin ya da Trebinye (Sırpça: Требиње, Trebinje), Bosna-Hersek’ın Sırp Cumhuriyeti’nde bulunan bir şehir ve belediyedir. Şehir ülkenin güneydoğusunda yer almaktadır. Trebişniça Nehri şehrin içinden akmaktadır. Yüzölçümü 854,5 km² olan şehrin nüfusu 2013 yılı itibarıyla 11.603’tür.

Trebinye’nin şehir merkezi 18. yüzyılda Osmanlı dönemine kadar uzanmaktadır. Arslanağa Köprüsü bu dönemde inşa edilmiştir.

Günümüzde Trebinje olarak adlandırılan şehir Güney Hersek’te bölgenin en büyük merkezi durumundadır. Trebišnjica nehrinin her iki yakasında deniz seviyesinden 273 m. yükseklikte kurulmuştur. Bizans İmparatoru VII. Konstantinos Porphyrogennetos X. yüzyılın ortalarında buradan Terebun diye söz eder. Aslında bu isim şehrin değil şehrin yer aldığı bölgenin (Župa) adıdır. Bu bölge yüksek ve kıraç dağlarla çevrilmiş olup Trebišnjica nehri ve kolları tarafından şekillendirilmiştir. Bölgenin köylerinde XII. yüzyıldan kalma Kiril (Slav) yazıtlarının saklandığı XIII ve XIV. yüzyıl kilisesi bulunmaktadır. Trebinye bir şehir halinde Karlofça Antlaşması’ndan sonra 1699 yılında Osmanlılar tarafından kurulmuştur.

1466’da Trebinye hemen hemen bütün Hersek bölgesiyle birlikte Osmanlılar tarafından ele geçirildi. 873 (1468-69) tarihli Bosna’nın en eski Osmanlı Tahrir Defteri’nde burası Trabina adıyla bir nahiye merkezi şeklinde geçer. Bağlı köy sayısı yirmi altıdır. Köyler biri müslüman, ikisi yeni müslüman olmuş, on dokuzu hıristiyan yirmi iki timarlı sipahiye aitti. Bu bilgiler İslâmiyet’in bölgeye yavaş yavaş yayıldığına işaret eder. 993 (1585) tarihli Tahrir Defteri’nde, Nova (Hersek Novi) kazasına tâbi olan Trebina nahiyesinin küçük ve dağınık haldeki köylerinde yaşayan sadece ufak bir müslüman gruptan söz edilir. Bugünkü Trebinye’ye yakın Çiçevo mezraasında yaşayanların yarısından fazlası müslümandı. 1570’lerde bölgede büyük bir inşa faaliyeti başladı. 1572 yılının başlarında Dubrovnik’ten İstanbul’a seyahat eden Fransız Du Fresne-Canaye, Trebišnjica nehrinden köprü olmadığı için bir sandalla geçmişti. 1574’te ise Pierre Lescalopier, yanı başında kurşunla kaplanmış büyük bir kervansaray bulunan güzel bir köprünün üzerinden geçtiğini bildirir. Bu iki yapı, Hersek sancak beyi iken genç yaşta ölen Vezîriâzam Sokullu Mehmed Paşa’nın oğlu Kurt Kasım Bey’in adına 981’de (1573-74) yaptırılmıştır. Halk arasında Arslanağa Köprüsü diye bilinen Sokullu Mehmed Paşa’nın bu köprüsü Vişegrad’daki ile birlikte Balkanlar’ın en güzel Osmanlı eserleri arasında yer alır (bk. ARSLANAĞA KÖPRÜSÜ). Kasım Paşa vakfının Arapça vakfiyesi (Süleymaniye Ktp., Lala İsmâil, nr. 737) bir mescid, bir su yolu ve bir taş kaldırımdan da bahsetmektedir. Mahallî geleneğe göre Trebinye bölgesinde ilk cami, XVII. yüzyılın ikinci yarısında Police köyünde Trebinye’nin bir şehir olarak ortaya çıktığı yerde inşa edilmiştir. Pek çok müslüman, Hersek’in kıyı kasabalarından Novi, Risan ve Perast’ın 1687’de Venedikliler tarafından ele geçirilmesi üzerine bu bölgeye göç etti.

Bosna Hersek’ in hemen her yerinde Osmanlı eseri görmek mümkün. Bu eski şehir de yine Osmanlı eserleriyle dolu. Harika bir Osmanlı mimarisiyle çok güzel bir şehir. Pek çok kafe ve dükkan. Dubrovnik’den arabayla sadece 20 – 30 dakika (35 km) uzaklıkta. Küçük ancak sevimli, keyifli bir şehir.  Dar sokaklar, taş evleri, küçük kafeler. . .

XVIII. yüzyıl boyunca Trebinye askerî önemini korudu. Temmuz 1795 tarihli bir berat Trebinye kaptanlığının askerî durumunu gösterir (892 asker: 390’ı süvari, kırk yedisi hıristiyan martolos). XIX. yüzyılda kalenin dışında yeni bir çarşıyı da içeren bir yerleşim yeri ortaya çıkmaya başladı. 1850’de Fransisken âlimi, keşiş Frano Jukiç, Trebinye nüfusunun hıristiyan, Ortodoks ve müslümanlardan oluşan 3000 kişiye ulaştığını; bir kadı, bir müftü ve bir askerî birliğin bulunduğunu yazar. 1878’den sonra çetin bir müdafaa sonrası bölge Avusturyalılar tarafından işgal edildi ve 1918’e kadar onların elinde kaldı.

Arslanağa Köprüsü (Arslanagica Bridge) 
1574 yılında Sokullu Mehmet Paşa tarafından yaptırılan tarihi bir Osmanlı köprüsü. Trebişniça Nehri tarafından ikiye bölünen şehrin iki yakasını birbirine bağlıyor. Köprü, merkezi Bosna ve Herceg Novi’nin (bugün Karadağ’da) ticaret yollarını ve Osmanlı İmparatorluğu’ndaki diğer önemli yerleri bağlamak için kullanılıyordu. İlginç olarak, tüm köprü hidroelektrik yapımı nedeniyle 1970’lerin birkaç kilometre uzağında taşındı.Köprünün üstünde, köprünün dış tarafında oturabileceğiniz ve manzaranın tadını çıkarabileceğiniz küçük bir taş levha var .

Kravica Şelalesi (Kravitse)
Yemek için öncelikli seçenek  Cevapi. Cevapi,  Balkanlarda pek çok yerde karşınıza çıkabilecek bir yiyecek. Aslında köfte içerisinde sadece soğan ve tuz var. Bizdeki gibi ekmek ve baharat yok. Yanında bizdeki tırnak pidesine benzeyen ekmeği ve küp doğranmış soğanı ile geliyor. Balkanlarda porsiyonlar büyüktür. Ona göre yarım porsiyon da söylenebilir.

Zupa Camisi
Bosna Hersek’in Karadağ sınırındaki Trebinje şehrine bağlı Zupa köyünde bulunan 500 yıllık Zupa Camisi, tarih boyunca 6 kez yıkılmasına rağmen her defasında küllerinden yeniden doğmayı başardı.

Köyde artık sadece 16 Müslüman yaşıyor
Bosna Hersek’te 2013’te yapılan son nüfus sayımına göre, savaş öncesinde 93 Müslüman Boşnak’ın yaşadığı köyde bugün sadece 16 Müslüman Boşnak var.

Kilitli tutulan camide, artık sadece yurt dışında yaşayan Zupalı Boşnakların köyü ziyarete geldiği bayramlarda namaz kılınıyor.

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER