© Teknik Elektrik 2017-2024

Sistemin garantisi millet

Cumhurbaşkanlığı sisteminde oyların yarısından fazlasını alacak kişinin proje üretip çalışacağını, aksi takdirde sandıkta halktan "Başarısızsın, güle güle" cevabını alacağını belirten Erdoğan, "Bu sistemin en büyük garantisi millettir" dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetleri Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada 16 Nisan'da oylanacak yeni anayasaya ilişkin önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanlığı sisteminin temel mantığının 'güven ve istikrar' olduğunun altını çizen Erdoğan, seçimlerde milletten yetki alan cumhurbaşkanı ve Meclis'in 5 yıl süreyle ülkeyi kesintisiz yöneteceğini belirtti. “Bu 5 yılı iyi değerlendirebilen bir cumhurbaşkanı gerçekten çok büyük projeleri hayata geçirebilir. Yok böyle olmaz, seçilen kişi milletin kendisine verdiği bu krediyi çarçur ederse, tekrar sandığa gittiğinde tarihe gömülür” diyen Erdoğan şunları söyledi:

GENSORUNUN GERÇEK SAHİBİ


“Herkesin görevi belli: Cumhurbaşkanı yürütmeden, Meclis yasamadan sorumlu; yargı da adaleti tesis edecek. Üçü de aynen çalışmasına devam edecek. Böylece, herhangi bir gücün diğeri üzerinde tahakkümü olmayacak. Gensoru mekanizmasını da millet kullanacak. Gerçek gensoru, gerçek güvenoyu millete aittir. Millet, huzuruna geldiği zaman gensoruyu da verir güven oylamasını da yapar ve der ki 'Başarılısın, devam', der ki 'Başarısızsın, haydi güle güle'. Olay, bu.”

GERÇEKTEN ÇOK TRAJİKOMİK

“Bu sistemin en büyük garantisi millet. Çünkü milletimizin yüzde 50'den fazlasının desteğini almak demek, toplumun tamamını kucaklamaya talip olmak, bunun için gereken programa, plana, projeye, çoğulcu anlayışa sahip olmak demektir. Ülkemizde kurucusu olduğum parti yaklaşık 10 yıldır hep yüzde 45'ler, sonunda 50 düzeyinde oy aldığı için sanıyorlar ki bu oranı elde etmek kolaydır. Kendi ailesindeki 10 kişiden 5'inin desteğini alamayacak olanların yüzde 50'lik oranı küçümsemesi çok ama çok trajikomiktir.”

ADAMA DÜNYAYI DAR EDERLER

“Bu ülkede, milletimizin yarısından fazlasının desteğini almak zorunda kalan cumhurbaşkanın gözü, daima halkın üzerinde olacaktır. Çünkü, 5 yıl çok çabuk geçer. Halkın çok büyük bir bölümünün beklentilerini karşılamak, gönlünü kazanmak mecburiyeti vardır. Aynı şekilde eskiden sadece 'vatana ihanet' ile suçlanabilen cumhurbaşkanı, artık yaptığı her işte Meclis ve yargı denetimine tabidir. Yani, seçim gününe kadar da cumhurbaşkanı üzerinde sıkı bir denetim sözkonusudur. Böyle bir cumhurbaşkanın, millete hizmet etmek dışında bir niyete kapılması, başka bir yola teşebbüs etmesi mümkün değildir. Adama değil ülkeyi dünyayı dar ederler, dar. Kolay kolay hareket edemezsin.”

Gürültü patırtı olmadıysa sabrımızdan

Değişimin hayatın en önemli gerçeği olduğunu anlatan Erdoğan, siyaset, ekonomi ve sosyal hayattaki değişimin ülkenin yönetim sisteminden uzak kalmasının mümkün olmadığını kaydetti. Çok partili hayata geçtiğinden beri ülkenin koalisyonlarla sürekli kriz halinde olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Bu kırılgan ortamın ürünü olan istikrarsızlık, hepimizin şikayetçi olduğu bürokratik oligarşinin, vesayet sisteminin en büyük kuvvet kaynağıdır. Gayrimeşru güç odakları mevcut sistem içindeki bu çatlaklardan sızarak nüfuz kazanmışlardır. Her kim ki Türkiye'nin bu şekilde yoluna devam etmesi gerektiğini söylüyorsa emin olun o kişi ya geçmişten bihaberdir ya da varlığını eski köhne sisteme borçludur” açıklaması yaptı. Erdoğan şu mesajları verdi:

O KAVGALARI HATIRLATTI

“Sadece cumhurbaşkanı-başbakan kavgaları dahi sistemi sorgulamak için yeterlidir. Bu ülkede bunu gördük mü, gördük, Sayın Sezer, Sayın Ecevit. Bunlar dünya görüşleri olarak belki de tıpatıp aynıydılar. Ama rahmetli Ecevit'in yüzüne Anayasa kitapçığı fırlatıldı. Rahmetli Özal, rahmetli Demirel. Bunların birbirlerine nasıl girdiğini ve Sayın Özal'a Demirel'in söylediklerini herhalde hafızayı beşer şöyle bir hatırlayıversin. Bunları yaşadık mı bu ülkede, yaşadık. Bunlar aslında ta üniversiteden itibaren de çok iyi arkadaş olmalarına rağmen, o denli hakaretlere Sayın Özal maruz kalmıştır. Biz bunları görmek istemiyoruz bu ülkede.”

KAOSA İZİN VEREMEYİZ


“On yıldır sorun çıkmadan yürümesinin kerameti sistemde değil. Aynı siyasi ekolden gelen insanlar bu makamlarda olduğu için sorun çıkmadı. Ben söylüyorum, önceki Sayın Cumhurbaşkanı (Ahmet Necdet Sezer) ile bu noktada sıkıntılar yaşadık, gürültü patırtı olmadıysa o da bizim sabrımızdan kaynaklanmıştır. Çünkü, 'Devletin tepesinde kavga gürültü olmaz' diye inandık, sabrettik ve sabırla işi bu noktaya kadar getirdik. Yarın öbür gün mevcut durumla seyredin gümbürtüyü. Türkiye'yi göz göre göre kaosun içine atamayız.”

Şerif onuruna akşam yemeği


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye-Pakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Beşinci Toplantısı”na katılmak üzere Türkiye'ye gelen Pakistan Başbakanı Navaz Şerif ile yemekte bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Kulliyesi'ndeki basına kapalı yemeğe Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şerif'in eşi Gülsüm Navaz Şerif de katıldı. Yemekte iki ülke arasındaki işbirliği ve terörle mücadele konularının ele alandığı öğrenildi. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin de yemekte gündeme geldiği ifade edildi.

Dimdik ayaktayız

Türkiye'nin bugünlere kolay gelmediğine işaret eden Erdoğan, “Kazanımların heba olmasına asla izin vermeyeceğiz. Türkiye'yi 14 yılda 3 kat büyüttük, Allah'ın yardımıyla önümüzdeki dönemde aynı başarıyı bir kez daha gösterecek, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına gireceğiz. 15 Temmuz bir kez daha göstermiştir ki, öldürmeyen her darbe güçlendirmiştir. Gerek AK Parti, MHP tabanı gerek CHP tabanı ve hatta HDP'ye gönül vermiş olan tüm vatandaşlarıma sesleniyorum; Gelin tarihi reformda konsolidasyona gidelim ve 16 Nisan'da birliği, beraberliği, bütünlüğüyle güçlü Türkiye'nin temel taşlarını yerli yerine koyalım” diye konuştu.

yenisafak.com

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER